Bugun...


Yaşar EYİCE

facebook-paylas
DIŞARIDAN POMPALAYANLAR
Tarih: 25-05-2024 00:38:00 Güncelleme: 25-05-2024 00:38:00


Sevgili meslektaşım Doğan Karabulut, ‘O kadar çok anlatacağım şey var ki size...’ diye başlayan yazısına şöyle devam ediyor: ‘Serdim önüme hepsini, sizin de ilginizi çekecek kadar parladığına inandığım bir konuyu seçin!’ Bu arada çok önemli bir konuya da dikkat çekiyor! Söylediği, ‘günümüzün gerçeği’ şu: “Olgusal verileri dikkate almadan, doğrudan duygulara hitap eden görsel hileler, geleneksel ve/veya sosyal medya aracılığıyla dolaşıma sokulmaktadır. Bunlar kışkırtıcı görseller taşıyan afişler, üzerlerinde propaganda amaçlı kasti oynamalar ve çarpıtmalar yapılmış, bağlamlarından kopartılmış fotoğraflar (bir mitingi daha kalabalık ya da daha tenha göstermek, başka bir ülkede yapılmış bir gösteriyi kendi ülkesinde yapılmış gibi sunmak, görseli temsil ettiğinden bambaşka bir temsiliyet çerçevesinde kullanmak gibi), televizyonlarda ya da sosyal medyada oynatılan tümüyle taraflı videolar gibi araçlardır.” Algı yaratanları neredeyse nefes almadan sıralamış Doğan Karabulut…

ALGI GERÇEKTİR!

TV dünyasındaki entrikaları oldukça açık ve çok çarpıcı bir biçimde anlatan K. U. dizisinde de ‘narrator’ (dışarıdan olayı anlatan, söz konusu olaya yorum katan hayali anlatıcı) hafızalarda kalabilecek bir şey söylemiş; ‘Algı gerçektir!’ demişti. Bunu, ‘İnsanların neye daha çok inandıkları önemlidir. Çok fazla kişinin inandığı şey, daha önemlidir; Bu durumda gerçek olanın önemi kalmaz!’ gibi ifadelerle tarif etmişti. Algı halâ aynı maske ve ‘değişik pelerinler’ ile devam ediyor...

KAYIP OYLAR

Belki de Türkiye’de üç beş kişi ve benim gibi önemli bir noktaya dikkat çekmiş sevgili meslektaşım Doğan Karabulut… ‘Algı’ sözcüğünden giriş yaparak konuyu seçimlere ve sonrasına getirmiş… Sözü AKP’li seçmenin sandığa gitmediği hikâyesine bağlamış. Konuyu birlikte irdeleyelim: 2019’daki yüzde 84 katılım olan seçimin ardından, 2024 yerel seçiminin yüzde 78,1 katılımlı olduğu, bu seçimin AKP’nin siyasal tarihimize girer girmez iktidar olduğu 2002 yılından bu zamana kadar yapılan seçimler arasında en düşük katılımlı 3. seçim olduğunu görüyoruz. 2019’da 57 milyon olan seçmen sayısı, bu seçimde 61,4 milyona yükseldi. Buna karşılık AKP’nin 5 yıl önce 20,5 milyon olan oyu, 16,3 milyona kadar geriledi. Şimdi rakamların eşliğinde, önemli oranda seçmeninin sandığa gitmediği gerçeğine ulaşalım: Geçen yılki seçimlere 54,3 milyon seçmen katılırken, bu seçimlerde 48,2 milyon kişinin sandığa gittiği, aradaki fark olan 6 milyonu aşkın seçmenin bazı ünlü yazarlara göre, çok büyük oranda AKP’li seçmen oldukları vurgulanıyor. Reis de, AKP Genel Başkanı olarak tabana destek vermek için aynı varsayımdan hareket ediyor. Bu iddiada, söyleniyor, konuşuluyor, yazılıyor, çiziliyor... Peki bunlar doğru mu? Belgelere göre yanlış…

HAYATIN GERÇEĞİ

Doğan Karabulut’un, “Bir gazeteci olarak yurdun her köşesinde çok sayıda CHP’li yurttaş tanıyorum ve büyük bir bölümünün (aday belirleme sürecindeki kalp kırılmaları) yüzünden, ‘değişim sürecinin züccaciye dükkanına fil girmiş gibi!’ başlamasından korktukları için, Parti’deki bazı isimlerin ‘hunharca tasfiye edilmeleri!’ sürecini içlerine sindiremedikleri için, bu seçimlerde sandığa gitmediğine bizzat şahidim” diyor. Bu da ona sağlam bir ‘örnekleme’ yapması için bazı önemli ipuçları veriyor. Bizim Anadolu okuyucuları anımsayacaktır: Seçimden iki gün önceki yazımda tek tek bazı isimleri de yazarak, ‘Bunların gönlünü alın!’ önerime İzmir’de kulak verilmemişti… Sahada olan, çevresi olan, dikkatli olan, eğer bir beklentisi yoksa, fazla yanılmaz… Sonuç olarak: Bazı siyasilerin, ya da beklenti içinde olanların, değerlendirmelerde, yorumlarda, açıklamalarda, çıkardıkları sonuç, ‘hakikatin önemsizleştirilmesi!’ aşamalarından herhangi birine en çarpıcı güzel bir örnek.

SAYGI BOYUN EĞDİRİR

Yoğun olduğum için bazı konulara giremiyorum. Sadece sosyal medyadan ya da okuyucu mektuplarından takip etmeye çalışıyorum. Örneğin ‘Güneşe saygıdandır, çiçeğin boyun eğmesi, bütün aşklardan yücedir, insanın insanı sevmesi…’ diyen Aşık Mahzuni Şerif’in ölümünün 22’nci (17 Mayıs 2002)yılında sevenleri anmışlar. Benim de beğendiğin dörtlüklerinden bir örnek, ‘Çoktur Efendim’i paylaşayım: ‘Bizim memleketten haber sorarsan, Kimi açtır, kimi toktur efendim. Koltuğu bulanlar bizi unuttu, Arada sürünen çoktur efendim. * Avukat elinden hâkim şaşırdı, Adalet sabrını böyle taşırdı, Soyguncu, fakirde boza pişirdi, Akıl fikir vicdan yoktur efendim. (Aşık Mahzuni Şerif). Her zaman her devirde görülen ve yaşananları anlatmaya çalışmış herhalde.

HARÇLIK VERİLMEZSE

‘Ümmi’, yani okuma – yazması olmayan Aşık Mahzunu Şerif, hepimizin çok önem verdiği Adalet’ten söz etmiş. Hukukçu takipçilerimizden Avukat Hayriye Değirmenci Yadel şu anımsatmayı yapıyor: ‘Eşe harçlık vermemek, ekonomik şiddettir. Bu nedenle açılan boşanma davası haklı sebebe dayanmaktadır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2015/24649 E.2017/3068 E.) Yine Av. Hayriye Değirmenci Yadel bilgilendirdi: ‘Kripto Para Yasası TBMM Başkanlığına sunuldu! Vergi anlamında bir kesinti olmayacak. Fakat yapılan açıklamaya göre kripto varlık hizmet sağlayıcılarının SPK’den lisans almaları gerekecek. Kripto varlıkların satış ve dağıtımları, SPK tarafından yönetilecek. Kurum ayrıca, yatırım danışmanlığına yönelik usul ve esasları da belirleyecek.



Bu yazı 815 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Linkedin RSS
YAZARLAR
GAZETEMİZ

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI