Bugun...


Hakan Ermemiş

facebook-paylas
AZICIK ESNAF OLUN! 20-02-2023
Tarih: 20-02-2023 09:39:00 Güncelleme: 20-02-2023 09:39:00


Ahilik, onuncu yüzyılın ilk başlarından on dokuzuncu yüzyılın ortalarına kadar tüm Osmanlı coğrafyasında ama ağırlıkla Anadolu'da yaşayan Türk halkının sanat ve meslek alanında yetişmesi ile ahlakî yönden gelişmesini sağlamak amacıyla kurulan önemli bir sosyal etkiye sahip kurumun adıdır.

   Ahiliğin TDK kaynaklarına göre anlamı  “ eliaçıklık “ demek. Yani bu güzel ve önemli kurumun adıda kendi gibi güzel. 

   Ahilik ocağı Ahi Evran tarafından Hacı Bektaş-ı Veli'nin tavsiyesiyle kurulmuştur. Horasan kökenli dervişin kurduğu bu yapı Bektaşi-Müslüman bir çizgidedir ve adalet hoşgörü temel esaslarına dayanır. 

   Günümüzdeki esnaf odasının daha muhteşemi olan Ahi teşkilatında, kalitesiz mal üreten, tüketiciyi kandıran, fahiş fiyatla mal satan ve kurallara uymayan esnafa sanatkara ağır cezalar verilirdi. Bu cezalar para ve hapis değildi  ondan daha tesirli olan ahilikten ihraç cezasıydı ki bu bir esnafın bitişi demekti. 

    Ahilik adeta ticaret ile yaşamın tasavvufi bir birleşimiydi ve şu ana ilkelere dayanırdı ; 

    İyi huylu ve güzel ahlâklı olmak.

     İşinde ve hayatında, kin, hasetlik ve gıybetten kaçınmak.

     Ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak.

     Gözü, gönlü ve kalbi tok olmak.

     Şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli, iffetli ve dürüst olmak.

     Cömert, ikram ve kerem sahibi olmak.

      Küçüklere sevgi, büyüklere karşı edepli ve saygılı olmak.

      Alçakgönüllü olmak, büyüklük ve gururdan kaçınmak.

      Ayıp ve kusurlarını örtmek, gizlemek ve affetmek.

      Hataları yüze vurmamak.

      Dost ve arkadaşlara tatlı sözlü, samimi, güler yüzlü ve güvenilir olmak.

       Gelmeyene gitmek, dost ve akrabayı ziyaret etmek.

        Herkese iyilik yapmak, iyiliklerini istemek.

        Yapılan iyilik ve yardımı başa kakmamak.

        Hakka, hukuka, hakkaniyete riayet etmek.

    Bu güzel kurallar manzumesi 

tam dokuz yüz yıl Anadolu’da bir ticari kültürü ayakta tuttu. 

   Hatta bu kültürün ürünü olan ve Anadolu’da sıkça kullanılan bir deyimde vardır “ azıcık esnaf ol “ derler özellikle ticarette cimri yada nobran davranışları olan insanlara…

    Günümüzde maalesef her kurum gibi esnaflık müesseseside yıpranmış aşınmış ve bitmek üzere…

  Çok basit örneklerdi ama esnaf eskiden dükkanını sabah gün doğmadan açıp dükkanının önünü yıkar rızkını beklerdi, gelen müşteriye mutlaka ikramda bulunulurdu, pazarlık sünnetti, müşteri alışveriş yapmasada kapıda karşılanır kapıya kadar uğurlanırdı, siftah ve siftah atma kültürü vardı, hayırlı işler dilekleri olurdu, müşteriye hep saygı gösterilirdi, terazide hep esnaftan fazla giderdi. 

   Geçen hafta İstoça alışverişe gittik, sabah yedi gibi girip alışveriş yaptığımız üç dükkanda da kahvaltı yapılırken bir tanesinde bile sofraya davet edilmedik, ihtiyacımız yoktu ama üzüldük. İstoç yönetimine seslenmek istiyorum sadece bina yapmak ve yönetmekle bir kültür yaşatılmıyor. 

   Velhasıl artık esnaflık ; otomatik kapılı dükkanlarda, fiyat etiketleriyle dolu raflarda hassas teraziler ile soğuk suratların arasında yaşamaya çalışıyor.

 



Bu yazı 5192 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Linkedin RSS
YAZARLAR
GAZETEMİZ

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI