Bugun...



Mamografi

Meme Kanseri İçin Mucizevi Önlem: Mamografi

facebook-paylas
Tarih: 28-05-2024 17:45

Mamografi

Meme Kanseri ciddi bir sağlık sorunudur ve önemi oldukça büyüktür. Erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı artar, bu nedenle düzenli meme muayeneleri ve mamografi taramaları önemlidir. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi bölümünden Prof. Dr. Abut Kebudi meme kanserini ve mamografinin önemini detaylandırdı.

 

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir, batı ülkelerinde her 8 kadından 1’inde gelişebilmektedir.

 

Erken tanı hayat kurtarıcı olmakta ve en az tedavi ile en iyi sonuçlar alınabilmektedir. Erken tanı için, kadınların 20 yaşından itibaren risk durumuna uygun sıklıkta doktora başvurmaları çok önemlidir.

 

Tanıda önemli olan konular öncelikle;

  • Hastanın ayda bir kendi kendini muayenesi,
  • Doktor muayenesi,
  • Görüntüleme yöntemlerine başvurulması ve
  • Nihayetinde biyopsi yapılması şeklinde ifade edilebilir.

 

Meme Kanseri Bulguları: Memede sertlik, ciltte kızarıklık, ciltte ödem, ciltte çekinti, meme başında iyileşmeyen yara, koltukaltında sertlik.

 

Meme kanseri tanısında “Mamografi” en değerli görüntüleme yöntemidir. Özellikle 40 yaşından sonra taramada çok yararlıdır. Öncesinde genellikle ultrasonu ve risk yüksek ise MR’ı tercih etmekteyiz. Ayrıca, bazen hastada hiçbir şikayet yoktur, muayenede de bir özellik yoktur, ama görüntüleme yapıldığında görülen bazı yapısal bozukluklar ile kanserden şüphelenilebilir.(Muayenede belirti vermeyen kanserler)

 

Aile hikayesi çok önemlidir, ailede birden fazla kişide meme kanseri olması, iki taraflı meme kanseri olması, erkek meme kanseri olması, erken yaşta meme kanseri olması durumunda “Genetik Araştırma” yapılmalıdır.

 

 

 

Kanser, vücut hücrelerinin kontrol edilemez bir şekilde, sürekli çoğalmasıyla oluşur. Meme kanseri ise meme dokusundaki süt kanallarında yer alan ve süt üretiminden sorumlu hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasına bağlı olarak gelişir. Tüm dünyada her 8 kadından birinde görülen meme kanseri vakalarının %80'i süt kanallarındaki hücrelerin kontrolsüz çoğalımına bağlı oluşurken geriye kalan %20'lik kesim ise invaziv lobüler karsinom olarak tanımlanan süt bezelerinde gelişir. Tüm bunların haricinde medüller, müsinöz ve tübüler gibi farklı meme kanseri çeşitleri de bulunur. Meme kanseri varlığında kanser hücreleri, zaman içinde çoğalarak kitle oluşturur. Diğer kanser türlerine kıyasla daha yavaş gerçekleşen bu durumun ardından kanser hücreleri, lenf nodlarına ve ardından kan dolaşımı aracılığıyla vücudun farklı bölgelerine sıçrayabilir.

Meme kanseri belirtileri arasında meme ucundan akıntı gelmesi, şekil bozukluğu, meme ve koltuk altı bölgesinde şişlik ve / veya kitle varlığı gibi semptomlar yer alır. Meme kanseri tedavi yöntemleri ise meme kanserinin teşhis edildiği evreye göre farklı şekillerde yapılır. Meme kanserinin tanısı ne kadar erken koyulursa tedavi şansı bir o kadar yüksek olur. Dolayısıyla meme kanseri riskine karşı 20 yaşından sonra her kadının, âdet döneminin sona ermesinin ardından geçen ilk haftada elle meme muayenesi yapması gerekir. 40 ila 69 yaş aralığındaki kişilerin ise meme kanseri kontrolü için yılda bir kez mamografi çektirmeleri önerilir.

Meme Kanseri Nedir?

Meme dokusu; meme lobları, yağ dokusu, bağlar, boşluklar (sinüs), salgı bezleri ve süt kanallarından oluşur. Meme dokusunda yer alan hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla oluşan meme kanseri, kalp ve damar hastalıklarından sonra en fazla ölümle sonuçlanan hastalıkların başında gelir. Erkekte meme kanseri nadiren görülse de kadınlarda en sık rastlanan kanser türüdür. Tüm kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinde de sağlıklı hücrelerin DNA'larında birtakım bozulmalar olur. Buna bağlı olarak hücreler kontrolsüz bir şekilde sürekli çoğalmaya başlar. Kanserli hücreler, sağlıklı hücrelere göre çok daha hızlı bölünerek çoğalır ve daha uzun ömürlüdür. Dolayısıyla kanserli hücreler bir süre sonra yığılmalara yol açar. Kütle oluşumuna yol açan hücre birikimi, tümör olarak tanımlanır.

Meme kanserinde bu durum sıklıkla meme dokusunda yer alan süt kanallarında veya süt bezlerinde yer alan hücrelerin hızla çoğalmasına bağlı olarak gelişir. Bu bölgelerde çoğalmaya başlayan kanser hücreleri, tümör denen kütleyi oluşturur. Meme kanserindeki tümörler, benign yani iyi huylu ya da malign yani kötü huylu olabilir. Kanserli olan ya da olmayan olarak da adlandırılabilen bu tümörler vücutta farklı etkilere yol açar. Kötü huylu tümöre yol açan hücrelerin çoğalımı, başlangıç döneminde genellikle oldukça yavaştır ve belirtiye yol açmaz. Dolayısıyla kişi, çoğunlukla bu durumu başlangıç döneminde fark etmez. Bu da kanserin öncelikle lenf nodlarına ve ardından dolaşım sistemi aracılığıyla vücudun farklı bölgelerine yayılmasına, yani metastaz yapmasına yol açar. Çoğunlukla 50 ila 70 yaşları arasında ortaya çıkan meme kanseri, birinci derece akrabalarında meme kanseri olanlarda daha sık görülür. Bu yüzden meme kanseri taraması son derece önemlidir. Meme kanseri belirtisi göstermese bile 40 yaşına gelen tüm kadınların, düzenli aralıklarla mamografi yaptırması önerilir.

Meme kanseri kadın kanserleri arasında en yaygın olan ve akciğer kanserinden sonra en sık ölüm nedeni olan kanserdir. Tüm kadın kanserlerinin %24'ünü ve kanserden ölümlerin %14'ünü oluşturmaktadır. Her 8 kadından birinin hayatının belirli bir zamanında meme kanserine yakalanacağı bildirilmektedir. Nadir olarak erkeklerde de meme kanseri görülmektedir. Her 100 kadına karşılık 1 erkek meme kanseri tanısı almaktadır. Meme kanseri görülme sıklığının her yıl arttığı saptanmıştır. Meme kanserinin sık görülmesi, sıklığın giderek artması, erken evrede tedavi edilebilir olması ve erken evrede tanı koyulabilmesinin günümüz koşullarında mümkün olması meme kanserinin önemini arttırmaktadır.

 

 







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Linkedin RSS
YAZARLAR
GAZETEMİZ

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
YUKARI YUKARI