Bugun...


Yücel TARIM

facebook-paylas
BANKA PROMOSYONLARI 05-01-2023
Tarih: 05-01-2023 14:40:00 Güncelleme: 05-01-2023 14:40:00


Son günlerde banka promosyonları üzerine yoğun tartışmalar sürüyor. İşin içinde; banka, işçi, memur ve emekliler ile maaş ödemesi yapan kuruluşların bulunduğu çok taraflı bir konu. İşin tarafı çok olunca her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Bir yanda işçi, memur ve emekliler promosyon almaya ve aldıkları promosyonları artırmaya, diğer yanda ise maaş ödeyen kurumların bir kısmı promosyonlardan pay kapmaya çalışıyorlar.

Fransızca kökenli 'promosyon' kelimesinin TDK sözlüğünde karşılığı 'özendirme' olarak geçiyor. Yani bankalar potansiyel müşterilerini özendirmek için kendisiyle çalışan ve düzenli bir maaş gelirine sahip kişilere belirli şartlar altında çeşitli tutarlarda promosyon ödemesinde bulunuyorlar. Bu promosyon ödemeleri rekabetin etkisiyle 90'lı yılların ortalarından itibaren ortaya çıkmaya başladı. Bankalar fazla sayıda bireysel müşteriye kolayca ulaşabilmek için kurumlarla maaş ödemesi anlaşmaları yapmaya başladılar. Bir yarış halini alan bu durumda bankalar birbirlerinin önüne geçebilmek için promosyon tutarlarını artırmak zorunda kaldılar. Hatta maaş anlaşmaları, promosyonlar nedeniyle bir ihale sürecine bile dönüşebiliyor.

Maaş anlaşmalarının yapıldığı ilk yıllarda, bankalar karşılarında muhatap olarak işletme ve kurumları buldukları için ikna amacıyla promosyonları hiçbir tereddüt duymadan doğrudan işletme ve kurumlara ödüyor, işin bir tarafının da çalışanlar olduğu hususunu gözden kaçırıyorlardı. Bu yüzden ister özel bir işletme, isterse resmi bir kurum olsun, promosyon ödemeleri doğrudan maaş ödeyen kurumlara yapılıyordu. Uzun yıllar bu uygulama devam etti. Zaman içinde işçi ve işverenler arasında çeşitli anlaşmazlıklar çıkıp konu yargıya intikal ettiğinde maaş promosyonlarının aslında çalışanların hakkı olduğu yönünde kararlar çıkmaya başladı. Kamuoyu nezdinde maaş ödeme anlaşmalarına ilişkin promosyonların aslında çalışanların hakkı olduğu ve çalışanlara ödenmesi gerektiği hususunun ayırdına varılsa da bu konu henüz tam olarak çözüme kavuşmuş değil. Bu süreçte bankalar maaş anlaşması konusunda ilgili kurum veya işletmeyi ikna etmek zorunda olduğundan kurum ve işletmeler de ikna olan ve anlaşmaya imza koyan taraf olarak promosyon üzerinde hak iddia etmeye kalkıyorlar.

Emeklilerde ise durum basit. Zaman içerisinde kamu bankaları emekli maaş ödemeleriyle başa çıkamaz hale geldikten sonra özel bankalar da emekli maaşı ödemelerine aracılık etmeye başladı. Emekli maaşını başka bir bankaya aktarma işlemleri de kolaylaşınca, bankalar emekli müşterilerini rakiplerine kaptırmamak için maaş promosyonu ödemeye başladı. Burada işin içine sadece iki taraf giriyor. Dolayısıyla Banka promosyonu doğrudan hak sahibine yani emekliye ödüyor ve bir sorun çıkmıyor.

Çalışan kesimde promosyonun kuruma mı yoksa çalışana mı ödeneceği konusunda kafaların karışmasına aslında hiç gerek yok, zira bankalar maaş ödemesi yaptıkları çalışanlara kullandırdıkları krediler, kredi kartları ve onlardan sağladıkları mevduat üzerinden kazandıkları veya kazanmayı umdukları paranın bir kısmını promosyon olarak ödedikleri için bu paraların asıl hak sahibi çalışanlar. Aksi bir durum hakkaniyete kesinlikle uymaz.

Maaş promosyonlarındaki tartışmalar devam ededursun, bu arada işin özü gözden kaçırılıyor. Promosyon ödemelerindeki haksızlık sorunu zaman içinde bir şekilde çözülecek, haklı olan taraf kazanacaktır. Esas olan emeklilerin ve çalışanların milli gelirden aldıkları payın ve alım güçlerinin zayıflamasıdır. Dileğimiz çalışan ve emeklilerin maaşlarının reel olarak artırılması ve alacakları promosyon bedellerini çocuklarına veya torunlarına verip "Al şunu kendine benden bir hediye al." veya "Al şunu kumbarana at" diyebilmeleri ve bu promosyon paralarına muhtaç olmaktan kurtulmalarıdır.



Bu yazı 4305 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Linkedin RSS
YAZARLAR
GAZETEMİZ

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI