Bugun...


Yaşar EYİCE

facebook-paylas
KARDAK, BARDAK DEĞİL!
Tarih: 15-05-2024 02:24:00 Güncelleme: 15-05-2024 02:24:00


‘Mayısla gelen heyecan patlaması’ sanıyorum, rastgele söylenmiş bir söz değil. Bu sözle ilgili yazılmışları okumuştum. Ülkece içinden geçtiğimiz kısa dönemin verdiği ilham ve yıpranmışlıktan ziyade birlikte yaşadığımız duyguların özeti idi anlatılanlar. Spordan, sanata ve de siyasete kadar uzayan ‘3 S’ li yazılarımın üzerinde esen ‘değişim rüzgârlarının gönderdiği bir seçimin ‘altın kum tanelerini’ arada sunmaya çalışıyorum. Uzun yıllardır şairin dizelerindeki ‘Esme ey bâd esme canan uykuda’ deyişini maalesef tersine çevirip bizleri hep seçim ninnileri ile uyutmuşlar, politikacılar. Seçim rüzgârları siyasette olduğu gibi bizim medya dünyamızda da esiyor. Türkiye Spor Yazarları (TSYD) Olağan Genel Kurulu Levent’teki tesislerinde yapıldı. Ben de oyumu verdiğim Oğuz Tongsir tekrar başkanlığa seçildi. Güzel ama, yönetim kurulundaki birkaç kişi dahil kimseyi tanımıyorum. Yalnız ben değil, ne Oğuz Tongsir’in ne de rakibi olarak ortaya çıkan diğer listenin ne başkanını ne de yönetime talip olanların hiçbirini bilmiyorum. Ben değil, salonu dolduran ve oy kullananların hiçbiri demesem de çoğunluğunun birbirinden haberi yok. Sadece televizyonlara çıkarılan ama işin içinde olanların da yorumlarına ve yazılarına güldüğü isimleri tanıyor spor kamuoyu ve vatandaşlar. Nasıl siyasette ‘algı’ yöntemi ile bize birilerine pompalıyorlarsa aynı durum her yerde karşınıza çıkıyor. Şöyle diyeyim: Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD), 14 Nisan 1963’te İstanbul’da kurulan sosyal amaçlı bir dernek. TSYD, Uluslararası Spor Yazarları Birliği (Association Internationale de la Presse Sportive - AIPS) üyesi. Yasa ile kulüp olarak kaydedilen ve yakın zamanda siyasilerin yanlışı ile tekrar dernek statüsüne döndürülecek, Türkiye’nin en büyük ve güçlü medya kuruluşu TSYD, spor yazarları ve spor kulüpleri arasında dayanışmayı ve iletişimi teşvik ederken, sporun gelişimine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

İZMİR’DEN 40 KİŞİ

İzmir’den TSYD’nin kongresine katılmak için bir otobüs dolusu, 40 kişi İstanbul’da idi… Beşiktaş’ta kaldılar. Ben de eski ustalardan Ünal Tümin’i gördüm ve ‘İstanbul’u anlat’ deyince şunları söyledi: ‘TSYD’den çıkıp Akmerkez’e doğru yürüdüm. Akmerkez’in tam karşısındaki cadde sizi AKAT’a, sağ tarafı Etiler’e, arka kısın Boğaz’a Arnavutköy’e götürür… Akatlar yönünden yürüyerek gelen eski dostumuz Ayfer Ülkü’ye rastladım. Çok yıllar önce İstanbul’a maçlara THY ile gidip gelirken tanıştığımız Kabin Amiri yani Hostes Ayfer Ülkü yanında Beşiktaş’ın ikinci dönem belediye başkanlığını açık farkla kazanan CHP’li Rıza Akpolat vardı. Başkan Rıza Akpolat ile sevgili dostumuz Ayfer Ülkü, caddenin sonunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte Karanfil denilen mahalledeki Kentsel dönüşüm alanını, kısa sürede bitmesi planlanan inşaat alanını gezmişler. Ayfer Hanım ‘Kentsel Dönüşüm böyle olur’ diyerek Karanfil mahallesindeki gecekonduluğun ortadan kalktığını anlattı. Süleyman Demirel’in Başbakanlığı dönemlerinde THY uçaklarında Kabin Amiri olarak hizmet veren Ayfer Ülkü, ‘Ben size İstanbul’u, Beşiktaş’ı gezdireyim’ dedi. Bu arada Belediye Başkanı Rıza Akpolat’a, rakiplerini sordum. Özellikle CHP’den oy almayı hedefleyen Ali Nasuh Mahruki’yi sordum… Ali Nasuh Mahruki hepimizin bildiği gibi Akut’un kurucusu idi. Umduğunu bulamamıştı, birçok aday gibi… Rıza Akpolat tam 21 rakibini isimleriyle sıraladı. Ama hiçbiri kendine bir adım bile yanaşamamıştı…’

YUNAN BAYRAĞINI İNDİRİP,

TÜRK BAYRAĞINI DİKTİ

Gençler bilmez, haber özetle şöyle idi: ‘Bodrum'da Yunan adasına Türk bayrağı çekildi!’ Bütün dünyanın gözü orada idi… Her an Türk- Yunan savaşı çıkabilirdi. Bu olay ‘Kardak Krizi’ olarak bilinir ve 25 Aralık 1995 tarihinde Yunanistan ile Türkiye arasında yaşanan diplomatik ve askeri bir krizdir. İşte olayın özeti: Kardak Kayalıkları, Ege Denizi'nde Bodrum'un 6.1 kilometre uzaklığındaki bir bölgede bulunuyor. Figen Akat isimli Türk bandıralı kargo gemisi, 25 Aralık 1995 tarihinde Kardak Kayalıkları'nda karaya oturdu. Hem Türk tarafı hem de Yunan tarafı, kayalıkların kendi sınırları içerisinde olduğunu iddia etti. Yunanistan'daki bir gazete, kayalıklara Yunan bayrağı dikilmesiyle olayı kamuoyuna duyurdu. Biz durur muyuz? İzmirli Foto Muhabiri Aykut Fırat, aynı zamanda iyi de dalgıç. ‘Herkes ne olacak?’ diye beklerken, Aykut Fırat giydi dalgıç elbiselerini girdi denize ve yüzerek Kardak Kayalıklarına çıktı. Yunan Bayrağını indirdi, yerine Türk Bayrağını dikti… Fotoğraflarını da çekerek İzmir’e döndü, çalıştığı gazetesine verdi. Ve haber şöyle çıktı, Türk gazetelerinin neredeyse tamamında; Uluslararası Haber Ajansları da ilk haberlerinde yine Aykut Fırat’ın fotoğraflarını kullanarak haberi şu başlıkla veriyorlardı. ‘Bodrum'da Yunan adasına Türk bayrağı çekildi!’ Kriz, dönemin ABD Başkanı Bill Clinton'ın ara buluculuğuyla çözüldü. Her iki taraf da askerlerini kayalıklardan çekip bayraklarını indirdi. Yunanistan Genelkurmay Başkanı bu yüzden istifa etmişti. Bu olay, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmişti. Ancak sonunda barışçıl bir çözüm bulunmuştu. Türk ve Yunan bayrakları arasındaki bu gergin anı hatırlamak önemlidir. İşte ben de ‘Kardak Fatihi’ sevgili foto muhabiri arkadaşım Aykut Fırat’la buluştum… Beşiktaş Levent’teki TSYD tesislerinde o günleri andık… Bunu da paylaşmak ve anımsatmak istedim.



Bu yazı 855 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Linkedin RSS
YAZARLAR
GAZETEMİZ

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI