Bugun...


Hüseyin TANRIKULU

facebook-paylas
ERDOĞAN'IN KIRGINLIĞI
Tarih: 17-07-2019 11:35:00 Güncelleme: 17-07-2019 11:35:00


Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın çok duygusal bir insan olduğundan kimsenin şüphesi olduğunu sanmıyorum.

Duygusal insanlar kesinlikle başkaları hakkında ne yaparlarsa yapsınlar öyle çok fazla söz söylemezler. Bu da genellikle kabul gören bir tespittir ve geçerli bir görüştür.

Cumhurbaşkanımızın CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu'na yönelik sık sık göndermeler yapmasını ve kendisine yönelttiği ağır ifadelere zorunlu olarak cevap verdiği de bilinen bir gerçektir. Hatta zaman içinde, " Ben artık O'na cevap vermeyeceğim " dediği halde mecburen Kılıçdaroğlu hakkında konuşmalar yaptığı da bilinmektedir.

Peki nedir bunun sebebi?

Bence siyasi rekabetten çok daha başka anlamı vardır.

İstanbul'daki 15 Temmuz anma toplantısındaki konuşmasında Sayın Cumhurbaşkanı yine Sayın Kılıçdaroğlu'na darbe günü ortaya çıkıp halkla beraber olmamasını eleştirdi.

Bunu dinleyen CHP'li bir dostum. " İşte bu olmadı. Sayın Erdoğan hiç olmazsa bu büyük toplantıda BAY KEMAL diyerek eleştiride bulunmamalıydı. " diye yakındı.

Benden de bir yorum yapmamı istedi. bendeniz ise, bu konulara başka açılardan ve başka perspektiflerden bakmayı tercih eden biriyimdir.

Dostum yorumumu duymakta ısrar edince zorunlu olarak görüşümü açıkladım.

Dedim ki:

Size hak verebiliriz. Ama işin bir başka açıdan da düşünülmesi gerekmez mi? mesela, Sayın Cumhurbaşkanı Devletin ve Milletin temsilcisi. O'na karşı herkesin daha dikkatli ifadeler kullanması icap eder. Oysa Sayın Kılıçdaroğlu'nun üslubunu bazen onaylamak imkansızdır. Bu so 15 Temmuz anma toplantısında Cumhurbaşkanı'nın darbe teşebbüsü gecesinde içine dert olan bir davranışı sebebiyle Sayın Kılıçdaroğlu'na derin bir kırgınlık duyduğu anlaşılıyor. Zira Devlete karşı bir hain kalkışma hareketinde bulunulmuştur. Bu hain darbe teşebbüsü başarılı olsaydı, herhalde bundan en büyük zararı göreceklerden biri de tüm Siyasi şahsiyetler gibi Sayın Kılıçdaroğlu olacaktı. Sayın Erdoğan bu hain teşebbüsün sadece kendisine ve İktidarına karşı değil, Türkiye'nin geleceğine yönelik büyük bir ihanet olduğunu bilerek halkı sokağa inmeye ve darbecilere direnmeye çağırmış, kendisi de hayatını ortaya koyarak İstanbul'a gelip milletle bütünleşmiştir. Bu olay bir savaşa benzetilir ise, 

düşmana karşı mücadelede Cumhurbaşkanı'nın yanında olması ve birlikte hareket etmesi gereken ilk Siyasi Liderin Kılıçdaroğlu olması gerekirdi. Herhalde Cumhurbaşkanı bu sebeple  kırgınlık göstermekte ve asla 15 Temmuz gecesi kendi yanında ya da halkın yanında ve içinde CHP Liderini görememekten duyduğu kırgınlığı bir türlü üzerinden atamamaktadır."

CHP'li dostum benim bu yorumumu dikkatlice dinledikten sonra, " Haklısınız. Sayın Kılıçdaroğlu o gece hangi saatte olursa olsun, binlerce vatandaşın sokağa döküldüğü bu olayda halkın içine girerek, ya da Cumhurbaşkanı'nın yanında yer alarak ilk tavrını ortaya koymalıydı. Mesele bu ise Sayın Erdoğan bu konuda yerden göğe haklıdır " dedi.

Ben de Yenikapı'daki birlikteliği hatırlatarak bu birlikteliğin devam ettirilemeyini, CHP Liderinin hala bu darbe teşebbüsü konusunda sanki bir şüphe varmış ve ihanetin planlamasında ya da 15 Temmuz'a kadarki olup bitenlerde ŞÜPHE uyandıracak kimi açıklamalarının da gerçekten rahatsız edici bulunduğunu hatırlattım.

Sonuç:

İki Parti Liderinin siyasi rekabetini, bu rekabetin gereği olarak karşılıklı atışmaları, suçlamaları anlamak mümkündür. 

Millet bu konuda yapılan her açıklamayı ve her girişimi kendi siyasi penceresinden zaten seyrediyor ve demokrasi sağlıklı işlediği için de sandıkta kendi düşünce ve inancının gereğini yerine getiriyor.

Konu Devlete karşı girişilmiş bir kalkışma üzerinden karşılıklı atışmaya dönüşecek kadar anlaşılması güç bir durum yok. 

O sebepledir ki, Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu mevzuda kırgınlığını anlamak gerekir.

Neticede, bu Devletin bekasıyla alakalı bir savaşta silah arkadaşınızı yanınızda görememek gibi  bir durumdur  ve gerçekten derin bir kırgınlık sebebi olabilir.

Mesele böyle midir?

Tamamen olmasa bile maalesef böyledir. 

Cumhurbaşkanı sıfatıyla Sayın Erdoğan'ın derin bir kırgınlığı vardır. Gönül ister ki böylesi siyasi tutum ve davranışlara sebep olunmamalıdır.

İktidarın da muhalefetin de bu gibi önemli  konuda çok önemli sorumlulukları ve dayanışma mecburiyetleri  olduğu izahtan varestedir.

 



Bu yazı 1597 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
GAZETEMİZ

YAZARLAR
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI