Bugun...


Ela YILDIRIM

facebook-paylas
Vicdan meselesi… 25-06-2020
Tarih: 25-06-2020 12:04:00 Güncelleme: 25-06-2020 12:04:00


Vicdanın beyindeki yeri

 

Vicdan kavramının biyolojik yönü de vardır. Anteriorsingulatgirus dediğimiz bölgedeki hasarların kişinin empati yeteneğini, duygusal kapasitesini bozduğu tespit edilmiş. Dolayısıyla vicdanın beyinde bir yeri varsa bu muhtemelen frontal kortekstir. Bu frontal kortekste de prefrontal korteks ve anteriorsinsulatgirus vicdanın yeri olarak tarif edilebilir.

Vicdan azabını kişi bir his olarak yaşar. Vicdan azabını psikiyatrik problem olarak değerlendirmek mümkün değil. Eğer siz bir suça, bir günaha yanlışa ya da toplum açısından normal olarak görülen ama kendi iç dünyanızda o katı süper ego nedeniyle sizi rahatsız eden bir eyleme imza attıysanız ömrünüz boyunca halk arasında başını yastığa rahat koyma diye bir tabir vardır ya başınızı yastığa rahat koyamazsınız. Ya da her an sözlüye kaldırılacak öğrenci pozisyonunda diken üstünde olursunuz çünkü vicdan azabı denilen şey gelişini önceden haber vermiyor. Sizi hazırlamıyor ve herhangi bir yerde tutup boğazınıza sarılabiliyor. İç dünyanızda hissettiğiniz bu acı, psikiyatrik bir anksiyete, depresyon ya da kederle açıklanamayacak kadar ağır bir acı çünkü bu, kişinin kendisine yönelttiği ve kendi düşüncelerini duygularını ve varlığını kendi vicdanının o ağır çarkları altında ezdiği bir durum.

Vicdan azabıyla ömür boyu yaşayan kişiler de vardır ancak buna yaşamak denilirse tabi. Bu kişiler genelde hayatları boyunca kendi iç dünyalarında hissettikleri gerginliği ve gerilimi atamadıkları için tırnak içinde rahat mutlu ve huzurlu bir hayat yaşayamazlar. Yaşamaları için beynin ön bölgesinde çok ciddi bir patolojinin olması gerekiyor mesela çok ciddi bir antisosyal kişilik bozukluğu olması gerekiyor. Kişide antisosyal kişilik bozukluğu varsa yaptığı şeyle ilgili vicdani bir muhasebeye gerek duymaz. Öldürdüğü, tecavüz ettiği insanlar ya da hayvanlarla ilgili kendi iç dünyasının onu ezmesine izin vermez.

 

Vicdan azabı bir zaman geçtikten sonra beyinde kimyasal bir değişikliğe neden olabilir, bununla ilgili çalışmalar bulunuyor.

İtirafın kişinin vicdan azabından kurtulması ve bireysel içsel huzura kavuşmak için atacağı ilk adımdır.

Uzun yıllar depresyonda kalmış, anksiyete bozukluğu, kaygı bozukluğu yaşamış insanların küçük bir kısmında terapinin bir döneminde ikinci ya da üçüncü yılında bu tip bir itirafla karşılaşırlar. İki üç yıl depresyonla mücadele ediyorsunuz, ilaçlar kullanıyorsunuz, şok tedavisi yapıyorsunuz ama kişinin depresyonuyla bir türlü baş edemiyorsunuz. Terapi sürecinde çeşitli psikolojik teknikler kullanılarak yapılan teknik görüşmelerde bir yerden sonra kişi, artık acısına dayanamadığında ya da artık size tamamen güvendiğinde içini döker; ‘Aslında ben 20’li yaşlarda şöyle bir olay yaşamıştım, birine zarar vermiştim ya da bir yerden hırsızlık yapmıştım, kız arkadaşımla rızası dışında birlikte olmuştum’ gibi bir itirafı görebiliyoruz. Aslında kişi o itirafı ömrü boyunca onu yanında taşıyor.

 



Bu yazı 487 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
GAZETEMİZ

YAZARLAR
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI