Bugun...


Av. Murat Kayahan AKSUNGUR

facebook-paylas
İŞÇİ ÇIKARMA YASAĞI VE SAĞLANAN ÖDENEKLER 19-05-2020
Tarih: 19-05-2020 09:55:00 Güncelleme: 19-05-2020 09:55:00


Ülkemizde 11 Mart tarihinde ilk olarak tespit edilen Covid-19 tanısı sonrasından günümüze kadar ortaya çıkan tablo diğer dünya ülkeleri gibi ülkemizi de olumsuz yönde etkilemiştir. Birçok sektör ve alanda olumsuz etkilerini gösterdiği süreçte ülkemizde işbu olumsuz sonuçlardan etkilenen en büyük kısım işçi ve işveren olmuştur. Çalışma hayatının sekteye uğramasından, yurtdışı giriş çıkışların yasaklanması ve ülke içerisindeki kısıtlamalar çalışma hayatını da olumsuz etkilemiştir. Bu olumsuz tablonun çalışan ve işveren tarafından mümkün olduğunca az zararla geçirilebilmesi için bir dizi önlemler alınmıştır.

Öncelikle 17 Nisan 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7244 sayılı Kanun hükmü uyarınca 17 Nisan 2020 tarihinden itibaren 3 ay süre ile işverenlerin işçi çıkarması yasaklanmıştır. Ancak bu yasak genel olarak tüm işten çıkarmaları yasaklamadığı gibi birtakım istisnaları da belirlenmiştir. Buna göre; işveren 4857 sayılı İş Kanunu’na dayanarak 25/II maddesinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller dışındaki sebepler dışında kalan nedenlere dayanarak işçi çıkaramayacaktır. Bununla birlikte diğer özel kanunlarda yer alan nedenler saklı kalmaktadır. Bu yasağa rağmen işçi çıkaran işveren gerek İş Mahkemeleri kapsamında haksız bulunacak ve işçinin işten çıkarılması haksız görüleceği gibi gerekse her çıkardığı işçi için aylık brüt asgari ücret tutarında da idari para cezası ödeyecektir.

Bu çıkarma yasağı işçi lehine olmakla birlikte çalışma yaşamının sürdürülebilmesi için de işveren tarafına da bazı haklar bu süreçte sağlanmıştır.

Kısa Çalışma Ödeneği olarak hepimizin bildiği ve amacı istihdamın bozulmasının önlenmesi olarak ortaya çıkan iş bu hak işverenin ülkenin içerisinde bulunduğu salgın hastalık nedeniyle işlerini yavaşlatması , günlük çalışma saatlerini kısaltması ve süreklilik arz etmeyecek şekilde iş yerindeki faaliyetin en az 4 hafta süreyle durdurulması nedenleriyle kendisine, çalışanlarının maaşlarının ödenebilmesine imkan sağlayan bir düzenlemedir. İşveren, işyerinin ve işin gerekliliği nedeniyle ülkenin içerisinde bulunduğu durumdan istihdamın korunması amacıyla en az şekilde etkilenebilmesi için  Türkiye İŞKUR kurumuna başvuruda bulunmaktadır. Başvurusu onaylanan işveren bildirdiği çalışanları için sigortalının son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60’ı için iş bu ödenekten yararlanacaktır. Bu miktar doğrudan işçiye ödenecektir.  Bu süreçte en çok merak edilen konu ise İşkur tarafından sağlanan bu ödeneğin üzerini yani işçinin %60 dışında kalan aylık ücretinin ise ne olacağıdır. Bu konu için kanunda bir düzenleme olmayıp işveren tarafından bu kalan miktarın işçiye ödeneceği hususu bulunmamaktadır. Bunun asıl nedeni ise iş bu ödeneğin amacının işçi veya işverenden herhangi birinini hakkını gözetmekten ziyade ülke içerisindeki istihdamın korunması olmasıdır.

Ücretsiz İzin Ödeneği, bu ödenek kalemi işveren tarafından halihazırda ülkemizde başgösteren sorunlar nedeniyle, işçinin ücretsiz izne çıkartılmasından kaynaklı hak kaybının giderilmesi amacıyla çıkartılmıştır. Kanunumuzda işçi ile işveren karşılıklı olarak anlaşma sağladığı durumda ücretsiz izne çıkabildiği gibi bu durum ülkemizde işverenin maktu bir kağıda aldığı imza/muvaffakatname ile de gerçekleştirilebilmektedir ki bu durum işçiyi olumsuz yönde etkilemektedir. Bunun karşısında olabilmek amacıyla ücretsiz izin uygulaması 17 Nisan 2020 tarihinden itibaren 3 aylık süre ile sınırlı olmak üzere işverenin işçiyi ücretsiz izne çıkartmasını anlatmaktadır. Bu sebeple işçi kendisinin rıza göstermesi aranmaksızın işveren tarafından ücretsiz izne çıkartılabileceği gibi işçi de bu hususu haklı nedenle fesih konusu yapamayacaktır. Bu süre il işveren tarafından bildirilen işçilere günlük 39,24 TL olmakla birlikte aylık 1.177,20 TL tutarında nakdi  destek sağlanacaktır. Bu da yine işçi hesabına direkt olarak yatırılacaktır. Bu süreçte belirtilmelidir ki iş sözleşmesi askıda olarak devam etmektedir. Sağlık sigortası haklarından yararlanma konusunda herhangi bir sıkıntı bu süreçte mevcut değildir.

 

Son olarak belirtmemiz gerekir ki 4857 sayılı kanunun işçi lehine yorum ilkesi ve çalışanın haklarının gözetilmesi konusunda bu iki ödenekten öncelikli olarak kısa çalışma ödeneği başvurusu gerekmektedir. İşveren tarafından kısa çalışma ödeneği kapsamında yer almadığı anlaşılan işçi için ücretsiz izin uygulaması söz konusu olmalıdır. İşçinin şartları sağlamasına karşı kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılmayan işçiye direkt olarak işveren tarafından ücretsiz izin uygulamasından yararlandırılması işbu hakların kötüye kullanılması olarak karşımıza çıkabilecektir. Ancak belirtmek gerekir ki bu hüküm ve uygulamalar henüz daha yeni olduğundan herhangi spesifik bir yargı kararı bulunmamaka birlikte işçi lehine yorum ilkesinin bu alanlarda da yer alması gerekmektedir.

 

Av. MURAT KAYAHAN AKSUNGUR

mk.aksungur@gmail.com



Bu yazı 3170 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
GAZETEMİZ

YAZARLAR
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI