Bugun...


Sevcan Batur

facebook-paylas
‘Türkçe’yi korumak 5,8,2020
Tarih: 05-08-2020 09:25:00 Güncelleme: 05-08-2020 09:25:00


Türkiye’de mi yaşıyoruz, yoksa burası ABD’mi?

Şu köşede galiba Fransa …

Artık insanlarımız caddeleri süsleyen tabelaları görünce böyle esprili bir eleştirileri yapmaya başladı…

Ama kazın ayağı öyle değil..

Dilinizi korumaya kalkarsanız birden “ırkçı, aşırı milliyetçi” oluyorsunuz…

Size bu eleştiriyi yöneten kişiler iki adım ötede ise “dil üzerinden uygulanan kültürel emperyalizmden” de söz edebiliyor..

Elbette bu bir kaos..

Esnaf ise yabancı markalarla mücadele edebilmek için böyle bir yola baş vurduklarını söylüyor..

Aslında sorun sadece, AVM’lerin adında veya mağazaların afişlerinde tabelalarında değil…

“Entel-dantel” takımı söyleşilerinde, TV’lerdeki açık oturumlarda bir iki İngilizce-Fransızca  sözcük kullanırsa önemli bir şey yapmışçasına kasılması da ayrı bir alem..

Bu sadece İngilizce, Fransızca için geçerli değil…

Başka  bir kesimde Arapça ifadeler kullanmayı bir ayrıcalık olarak kabul ediyor…

Bunların sayısı da azımsanacak gibi değil..

Tüm bunlar kültürel bir emperyalizmin sonucu mu?

Elbette…

Bu sorun yeni değil. Osmanlı’nın kurulduğu yıllarda kendisini Selçuklu’nun devamı olduğu iddiasında olan bağımsız Anadolu beyliklerinden Karaman Beyliği’nde de aynı kavga vardı.

Karaman'da Türkçe Moğolca’nın baskısı altındaydı.. 

 

Karamanoğlu Mehmet Bey’in 13 Mayıs 1277’de Türkçe’yi beyliğinin resmi dili yapmasına ithafen her yıl bu tarih Türk Dil Bayramı olarak kutlanıyor.

Karamanoğlu Mehmet Bey, “Türkçe’nin başkenti” olarak tanınan Karaman’da çıkardığı bir fermanla, Türkçe’yi resmi dil ilan etmişti. Karamanoğlu Mehmet Bey’in, 13 Mayıs 1277 tarihinde çıkardığı fermandaki meşhur sözü şöyleydi:

“Şimden gerü hiç kimesne kapuda ve dîvânda ve mecâlis ve seyrânda Türkî dilinden gayrı dil söylemeyeler. (Bugünden sonra divanda, dergahta mecliste ve meydanda Türk dilinden başka dil konuşulmayacaktır)”

Dilde arılaştırma (sadeleştirme) çabası Cumhuriyetin ilk yıllarında da önümüze çıkıyor.

Bu arılaştırma hareketin temel dayanağı ise millet kavramına dayandırılıyor.

Ne demek Millet…

Millet ya da ulus, çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, ülkü, duygu, gelenek ve görenek birliği olan insanların oluşturduğu topluluk.

 

“Vatandaş Türkçe konuş” kampanyası Millet  tanımındaki “dil birliği” esasına dayandırılmıştı.

Ocak 1928'de Türkiye'deki hukuk öğrencilerinin başlattığı ve 1930'lar boyunca devam eden ve azınlıkların kendi dillerini konuşmalarını engellemeyi amaçlayan hükümet destekli kampanya olduğu öne sürüldü.

 Kampanya sırasında bazı ilçelerde Türkçe dışında başka bir dil konuşan insanlara çeşitli para cezaları verildi.

Bazı yazarlar, kampanyayı Türkiye'deki  sosyopolitik  Türkleştirme ve asimilasyon hareketi olarak niteledi.

Bugün Türkiye’de değişik oranlarda yaklaşık 18 dil konuşuluyor…

Ancak İngilizce, Fransızca ve de kısmen İtalyanca ve Almanca Türkçeyi adeta esir aldı.

Eğer yasa kabul edilirse Türkiye’de ciddi bir tartışma  başlayacaktır.

Tartışma elbette AVM ve mağaza tabelalarından çıkacak bilimsel ürün ve tanım tartışmasına kadar varacaktır…

Türkiye uzun süre bunu konuşacağa benziyor..

 

 



Bu yazı 1392 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
GAZETEMİZ

YAZARLAR
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI