Bugun...


Nazım GÜVENÇ

facebook-paylas
TV’ler her sabah İç karatıyor 09,06,2019
Tarih: 09-06-2019 11:06:00 Güncelleme: 09-06-2019 11:06:00


Ben değil, eşim / Nevin her-sabah güne, önce, gözünü; hemen ardından yatak odasındaki televizyonu açarak başlıyor! O saatte (sabah yedi/yedi-buçuk) “Haberler”i izliyor. Elimde-değil, ben de ister / istemez (gazetecilikten resmen “emekli” olduğum hâlde) fiilen sanki yine “gazeteci” imişim gibi haberlere odaklanıyorum.

“İyi” de, “kötü” şu ki: verilen haberlerin en-az onda dokuzu: birbirinden kötü iç-karartıcı, felaket, cinayet vs. haberleri! “İyi” / “İç-açıcı”/ “Sevindirici” / “Yüz-güldürücü” haber hiç-mi-hiç yok!

Kanaatimce: var. Lakin haberin öylesini bizim TV’lerde haberci-işlevi-görenler yani en-başta “haber-müdürleri” konumundaki zatlar nedense / hangi akla hizmetse   “haber-değerinde” hemen hiç saymıyorlar!! Varsa / yoksa  “kötülük, felaket, kaza, afet, cinayet” … haberleri! En-başta!

 

Peki, böyle şeyler hiç “haber” yapılmasın mı?

Bu girişten sonra şimdi bu sorunun yanıtı üzerinde duralım:

En-başta şu olguyu hatırlatayım /  bilgiyi paylaşayım:

Atatürk devrinde sıradan “cinayet” vakaları pek, daha-doğrusu hemen-hemen hiç “haber”leştirilmezdi! Bunun gerekçesini en-iyi / en-özlü dile-getiren bir “Arap-atasözü”dür. Şu:  Sağlık-bulaşmaz; hastalık-bulaşır!
O nedenle “Cinayet”in kendisi değil; “caninin çarptırıldığı ceza” / “cezanın infazı” öne-çıkartılan haber olurdu!
Ne yazık ki: esas-olarak 1950’den itibaren bu tavırdan da vaz-geçildi!!
Doğal olarak Arap ata-sözü haklı-çıktı! Sadece “haberleri” değil, cinayetlerin kendisi bulaşıcı-hastalık gibi yayıldı! Katilin işlediği cinayet haberleri yaygın; katillerin çarptırıldıkları ceza haberleri seyrek olarak basın-yayın organlarında duyurulur oldu!
Katillerin çarptırıldıkları cezalar değil; işledikleri katliamlar / cinayetler allandıra / ballandıra “haber”leştirildikçe bu suç giderek “salgın”laştı!
Hele kocaları / sevdalıları tarafından katledilen kadınların / kızların haberleri ne yazık ki artık bir “salgın-illet” gibi! Ne mutlu habercilere!

 

Dahası: “idam-cezası” da yıllar önce kaldırıldı! “İyi-hâlden” aflar / çekilen-cezanın kısaltılması; “piyango” gibi “genel-af”lar … da devreye girince “işlenen-cinayet”(ler) “adil-bir-ceza”ya çarptırılmış olmuyor. Öldürülen, cinayete “kurban” giden: “öldüğüyle kalıyor”! Buna: “adalet” demek mümkün mü?

Biliyorum / kabul-ediyorum: kimi-zaman “kabahat” öldürende değil, ölendedir! Lakin “bizim bu yazıdaki konumuz”: “adalet” değil “cinayet”; daha doğrusu cinayetlerin basın-yayın haberlerinde (TV’de, gazetelerde) sabahın ilk saatlerinden başlayarak “haber”leştirilmesi!!

Bunun sonucu olarak da cinayetler “salgın” gibi yayılıyor / artıyor!

Basın-yayın organları ise elbette istemeden lakin “haber”cilik yapmak-adına bu salgına “resmen” değilse de fiilen “manivela” işlevi görüyor! Rezalet … gazetecilik adına elbette!

 

Peki, çözüm ne? Cinayetler gizlensin mi / fiilen üstü-örtülsün mü?

Elbette ki hayır!

Yapılması gereken şey basit: cinayetleri değil, onlara verilen ağır cezaları “reklam” edercesine haberleştirmek! Hele hele cinayetlerin çoğuna ceza olarak “idam” yargısı “adalet”in bir gereği olarak yasallaştırılmışsa bunu savunarak cinayet “haber”lerini yapmak.

 

Yoksa, şimdilerdeki gibi “cinayetler”:  basın-yayın organlarında , “habercilik yapmak” adına fiilen sıradanlaştırılır / bu yüzden gitgide olağanlaştırılırsa önümüzdeki yıllarda bugünü bile aratacak derecede katlanır! Benden söylemesi, yazması… □

 

 

 

 

 

 

  

        

      

    



Bu yazı 1237 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
GAZETEMİZ

YAZARLAR
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI