Bugun...


Hüseyin TANRIKULU

facebook-paylas
‘Vaki olanda hayır vardır’ 31-03-2020
Tarih: 31-03-2020 10:13:00 Güncelleme: 31-03-2020 10:15:00


Bizim kültürümüzde "Vaki olanda bir hayır vardır" diye hoş bir deyim bulunmaktadır.

Her musibetten alınacak bir ders olduğunu ve bundan asla kaçınılamayacağını da biliriz.

Bir de " Kader " vardır.

İnsanlık alemi yaşaması mukadder olanı mutlaka görür ve yaşar.

Depremler, kuraklıklar, sel baskınları, tusunami gibi felaketleri de yaşayıp görüyoruz.

Tüm bunları dünyada yaşamakta olan insanlar bir araya gelse, doğal şekliyle gördüğümüz biçimde bir yıkım meydana getiremez. Çünkü buna asla  güç yetiremez.

On binlerce kişinin evini başına yıkan ve binlerce insanı bir kaç saniye içinde öldürebilen kudret, biliyoruz ki sadece Allah Teala'nın kudretidir.

Ve insan oğlu aslında Yaratıcı asıl Kudret Sahibi'nin iradesi, muradı  ve arzusu olmadan bir saniye bile yaşayamaz, ölüm denilen gerçekle yüz yüze gelir.

Ölümü korkunç bir son olarak görenlerin bu kabulü aslında hayat gerçeğini her yönüyle ve olması gerektiği gibi anlayamamasından kaynaklanmaktadır.

Zira insanoğlu ana rahminden dünya yüzüne çıktığında, aslında rahim denilen ortamdaki mutluluğundan ayrıldığı için, akciğerlerine giren oksijenin yakıcılığı ile de yüz yüze gelince ilk işi ağlamak olmaktadır.

Daha sonra yaşadığı uzun yılların ardından, ölüm gerçeğiyle karşı karşıya kalır, üçüncü hayat ortamına yani ahirete yolculuğa çıkar.

Dünyada ölen insanları gören ve yakinen şahit olan bizler, aslında dünya hayatı sona eren bu insanın yeni ve ebedi bir aleme göç ettiğini biliriz. Ardından ağlarken de o ölen kişiye ahiret gününe kadar hasret kalacağımızı da biliriz.

Ölüm denilen şeyin aslında " ÖLMEK " anlamına gelmediğini, bir başka hayata geçişten sonra da yaşamaya devam edeceğimizi, " Mev'ud olan " bir hesap gününde Yüce Yaratıcımıza dünya hayatının hesabını vereceğimizi biliriz.

Bir çok hükmü kaldırılmış olan Dini inanışların hepsinde bir şekilde bu gerçek kabul edilmekle beraber, " Son Din " olan İslamiyet'e inanmamak gibi bir talihsizlikle, takdir edilen hayatı yaşayıp, hesap gününe kadar vadedilmiş olan üçüncü hayat aleminin sıkıntılarıyla kabirde  kıyameti beklemeye mecbur olacaklarını bir türlü kabul edememektedirler.

İşte böylesi bir talihsizliğin günümüz dünyasında atomu parçalayabilecek kadar akıl sahibi olan insan oğlunun kaderi olmaması gerektiğini düşünmek hayli ürpertici bir durumdur.

Allah Teala'nın bahşettiği akıl nimeti sayesinde  korkunç teknolojik imkanlar dünyası meydana getirebilmeyi beceren talihsiz insan oğlu, Allah'ın büyüklüğünü ve her şeye O'nun kadir olduğunu, kader denilen şeyin de O'nun iradesiyle yaşanan bir GERÇEK olduğunu anlamamakta ve " Küfrü inadi " içinde kaçınılmaz olan korkunç sonu beklemektedir.

Kendisini asıl Kudret Sahibi'nin yerinde farz ederek her şeyi yapmaya muktedir olduğunu zanneden zavallı insan toplumlarının bir Virüs'le bile baş edemeyecek kadar aciz olduğunu ap açık gösteren "Mucizevi " günleri yaşıyoruz.

Evet, bu korona virüsü de Yüce Allah'ımızın eşsiz ve benzersiz kudretini ve marifetini açık açık gözler önüne seren bir vak'adır.

Vaki olanda hayır vardır derken, bu İlahi gerçeği de anlayıp inanmaları için insan oğlu'na " Allah indinde Din ancak İslamdır " gelin inanın ve ebedi hayatınızı kurtarın demek biz inananların görevidir.

Bu çok önemli görev, bize İslam Peygamberi Muhammedd Aleyhisselam'ın bıraktığı enönemli  mirastır. Bundan nasıl istifade edeceğimizi, bu mirası nasıl değerlendireceğimizi düşünerek, TEBLİĞ görevimizi de ihmal etmemeliyiz.

Beyaz Saray'da bir açılış gününde Kur'an okutma kararı alan  Trump'ı bile bu Hakikate davet edip ikna etmek bizim üzerimize farzdır.

Bizim inancımıza göre ise  bu CİHAD'dır. 

 



Bu yazı 1398 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
GAZETEMİZ

YAZARLAR
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI