Bugun...


Hüseyin TANRIKULU

facebook-paylas
DOĞRU KONUŞMAK 17-10-2020
Tarih: 17-10-2020 10:45:00 Güncelleme: 17-10-2020 10:45:00


Bugün doğru konuşmak ile doğruyu konuşmak gibi kaygılı bir ikilemin içinde olanlar genellikle doğruya doğru deme sıkıntısı çeken aklı başında insanlarımızdır.

Evet doğruya doğru diyemediğimiz gibi, yanlışa da yanlış demekten çekiniyoruz.

Sebebi nedir acaba?

Türk insanı korkak bir kimlik ve kişiliğe bürünmeye tenezzül eder mi?

Siyasetin bu kadar baskıcı olduğunu iddia edenler acaba biraz insaflı davransa daha iyi olmaz mı?

İktidarı elinde bulunduranlar, milletten aldıkları güçle korkutucu değil, daha müşfik olamazlar mı? Yoksa acımasız ve hiç bir değeri olmayan acı muhalefet biçimi onları iyice çileden mi çıkardı?

Muhalefette olanlar ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntıları İktidarın sebep olduğu durum olarak göstermeye gayret edeceğine gerçekçi davranıp, " Tüm dünya sıkıntıda " diyerek objektif ve dürüst davranıp Türkiye'yi neden hoşgörüyle değerlendirmezler?

Sanki sağda ya da solda yeni partiye ihtiyaç varmış gibi onlarca partinin yanına yenilerini ekleyerek bir yere varabilecekleri şeklindeki siyasi  havailiği anlamak mümkün mü?

Hele de bugünkü iktidarın kısa zaman öncesinde içinde ve ön sıralarında görev alıp, o görevleri esnasında sanki her şeyi mükemmel yaptıkları iddiasıyla, " İşler bozulmaya başlayınca ayrıldım ve parti kurdum " diyen muhteremler acaba ne yaptıklarının ve bu söylemlerinin Millet nezdinde bir kıymeti harbiyesi olup olmadığını hiç düşünüyorlar mı?

Bugün doğruları konuşmayarak önümüze  çıkıp bizden siyasi destek isteyenlere şaşırıyor insan. 

Dün verdiğimiz açık ve net destek sayesinde siyasi kazanım, makam ve mevki ihraz edip, hatta epeyce de dünyalık edinerek şimdi karşımıza çıkıp kendi siyasi hırslarına uygun davranmamızı ve kendilerine destek vermemizi nasıl bekleyebiliyorlar?

Dahası milletin karşısına çıkıp, düne kadar Hükümeti yöneten veya hükümet içinde yıllarca görev alan bu Muhteremler memlekette olup bitenlerden hiç sorumlu değilmişçesine nasıl da  siyasidestek istiyorlar anlamak mümkün değildir.

Siyasette vefa denilen erdemin içine edip milletin karşısına geçerek nasıl oluyor da yeniden kendilerine  siyasi ikbal bahşedilmesini istiyorlar ve bunu hangi gerekçe ile ve hangi yüzle yapabiliyorlar?

Zamanında savundukları görüşleri bugün tümüyle inkar ederek, dün yerden yere vurdukları  karşı görüşteki "Müzmin Muhalefetin "  koltuğuna sığınıp , fikri ve vicdani sorumluluk ve siyasi mensubiyetlerini nasıl da ters yüz ederek karşımıza çıkıyorlar? Anlamak ve manalandırmak mümkün değildir.

Siyasi düşünce ve anlayış itibariyle böylesi bir omurgasızlığın itibar göreceğine nasıl oluyor da inanıyorlar? Hayret doğrusu... Yoksa bu Milleti hiç bir şeyden anlamayan, kimsenin geçmişini ve ne yaptığını hiç bilmeyen, siyasal tercih konusunda hep yanlış yapan cahil seçmen kitlelerinden ibaret mi görüyorlar?

Doğru konuşmak, eğip bükmeden gerçekleri ifade etmek herkesin görevidir.

Bendeniz Türkiye siyasetinde bugün vefasızlığın dikalasını yapanların iş başına gelince bu Millete nasıl da tepeden bakacaklarını çok iyi biliyorum.

Elbette herkes en az benim kadar her işin farkındadır.

 



Bu yazı 390 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
GAZETEMİZ

YAZARLAR
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI