Bugun...


Esra Kutsal

facebook-paylas
Allah şifa versin… 15-5-2019
Tarih: 15-05-2019 09:40:00 Güncelleme: 15-05-2019 09:40:00


Hekim değiliz…

Dolayısıyla tebabet konusunda ahkam kesmek bize düşmez…

Tıp doktorların açıkladığıma göre; Türkiye'de kalp daha erken yoruluyor.

Yorulmasında ne yapsın garip kalbimiz…

Ay sonunu getirebilecek miyim, yoksa benim cebim mi delik diye ayın sonuna doğru kalp atışları maratona kalkıyor sanki…

Hele İstanbul’da yaşıyorsa işe gitmek için yola çıktığında “ah bu trafik yine iş geç kalacağız fırçayı yiyeceğiz” telaşı kalp atışını hızlandırıveriyor…

Hele hele şöyle bir AVM’lere çoluk çocuk gidiverseler yandı gülüm keten helva…

Çarşı pazara çıkmak zaten haram.

Oracıkta yığılıp kalıverirsiniz…

Doktorlara göre Avrupa ve Amerika'da kalp yetersizliği yaş ortalaması 70'e kadar çıkarken ülkemizde ortalama 62'ye kadar iniyor. Diğer bir deyişle Türkiye'de kalp daha erken yoruluyor.

 Yine de iyi dayanıyor kalbimiz…

Kalp yorgunluğu deyince elbette kalp krizi veya benzeri hastalıklarda peş peşe geliyor.

 

Kalp yetersizliği bulunan hastaların 5 yılda yüzde 50'sinin kaybedildiği kayıt altına alınmış.

Uzmanlara göre;  ilerlemiş kalp yetersizliğinde bir yıllık yaşam beklentisi yüzde 50.

Belki haberimiz yok ama, her yıl mayıs ayının ikinci haftasında birçok ülkede "Kalp Yetersizliği Günü" dolayısıyla etkinlikler düzenleniyor.

Biz kaderci bir toplum olduğumuz için bu haftadan haberimiz yok…

Çünkü tüketime yönelik değil…

Yine uzanmalar der ki; kalp yetmezliğinin kalbin, vücudun oksijen ihtiyacını sağlayacak miktarda kan gönderememesi sonucu ortaya çıkıyor.

Peki nasıl belli olurmuş derseniz bu belirtilere dikkat edin: , "Kalp yetersizliğinin temel iki belirtisi, vücutta sıvı birikmesine bağlı şişmeler ve nefes darlığı varsa. Sıvı birikmesi, vücutta doku ve organlarda meydana gelebiliyor.. Akciğerlerde su toplandığında, özellikle sırtüstü yatıldığında daha belirgin hale gelen nefes darlığı ortaya çıkıyor..

.

Türkiye'de 1,5-2 milyondan fazla kişiye kalp yetmezliği teşhisinin konulmuş ve alarm zilleri de dehşetli bir şekilde çalıyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde bu sayının toplum sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Şimdi kalbiniz koruyun desek, “nasıl?” diye soracaksınız…

Size kötü haber…

Maalesef bunun cevabını bizde bilmiyoruz…

Ama siz yine de bir doktora  veya ekonomiste sorun…

Doktor sağlığınız için, ekonomist ise cebiniz için “nasihat” verebilir?

Ha doktor ilaç verirse işte o zaman hapı yuttunuz demektir..

Doların şaha kalkması yüzünden eczanelerde ilaç yok…

İlaç firmaları dolar yüzünden Türkiye’de ya ilaç üretmiyor ya da üretse bile para konusunda bakanlık ile anlaşamadığı için ilaç vermiyor…

İşte bunlar bile kalp yorgunluğunun etkin nedenidir..

Allah şifa versin…

Dua etmekten başka çare yok gibi…

 



Bu yazı 1889 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
GAZETEMİZ

YAZARLAR
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI