Bugun...



TÜBİTAK destekli depremde iletişim projesi

İÜ İletişim Fakültesi öğretim üyelerinin "İstanbul Örnekleminde Depreme İlişkin Risk İletişimi Modeli Geliştirme Projesi", TÜBİTAK'ın "Deprem Araştırmaları" çağrısı kapsamında desteklenmeye değer bulundu.

facebook-paylas
Tarih: 16-08-2021 12:38

TÜBİTAK destekli depremde iletişim projesi

İstanbul Üniversitesi (İÜ) İletişim Fakültesinde öğretim üyeliği yapan akademisyenlerin geliştirdiği, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından da desteklenen "İstanbul Örnekleminde Depreme İlişkin Risk İletişimi Modeli Geliştirme Projesi" ile afet sonrasında iletişim problemleriyle oluşabilecek hasarın en aza indirilmesi hedefleniyor.

İstanbul'da, 26 Eylül 2019'da Silivri açıklarında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem sonrasında sadece kentte değil Türkiye'nin birçok ilinde iletişim kesintisi yaşandı. Vatandaşlar cep telefonları üzerinden bir süre yakınlarına ulaşamadı. Bu durum, afet öncesinde, esnasında ve sonrasında doğru iletişim stratejilerinin benimsenmesi yoluyla risklerin azaltılmasının önemini tekrar gündeme getirdi.

İÜ İletişim Fakültesinden bazı akademisyenler de bu soruna çözüm bulmak için harekete geçti.

Fakültenin Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Vural'ın yürütücüsü olduğu proje, TÜBİTAK'ın "Deprem Araştırmaları" çağrısı kapsamında, ARDEB-1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı'nda değerlendirmeye alınan projeler arasından başarılı bulunarak, kabul edildi.

Beklenen İstanbul depremine yönelik risk iletişimi modeli oluşturmayı hedefleyen proje ekibinde, araştırmacı olarak Doç. Dr. Hatun Boztepe Taşkıran, Öğretim Üyesi Dr. Süleyman Türkoğlu, araştırma görevlileri Mehmet Sarı, Kutluay Keskin, Betül Yüncüoğlu ve Mehmet Gülnar ile bursiyer olarak doktora öğrencileri Hülya Şahin, Taylan Maral ve Mahmut Enes Ağca yer alıyor.

"Deprem riskine yönelik bir stratejik iletişim planına ihtiyaç var"

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan proje yürütücüsü Prof. Dr. Vural, İstanbul için çok yüksek bir deprem riski ihtimalinden hareketle bu projeyi çerçevelendirdiklerini, bu ihtimale karşı bir hazırlık yapılması gerektiğini söyledi.

Deprem sırasında ve sonrasında çok ciddi iletişim kazalarının ortaya çıktığını belirten Vural, 2 yıl önce İstanbul'da meydana gelen depremde yaşananları anımsattı.

Daha çok depremin hasarı ve sonraki olası afetin şiddetinin konuşulduğunu dile getiren Vural, "Örneğin, Kaliforniya'da, San Bernardino Fay Hattı kırılmadan önce sanayi tesislerinin depreme hazırlık amaçlı riski bertaraf etme ve o yönde yapılan iletişim çalışmaları için harcadıkları her bir dolara karşılık 320 dolar karşılığı yarar elde ettikleri görüldü. Çünkü deprem sadece yarattığı bina hasarıyla ya da binanın altında kalan vatandaşlarımızla bitmiyor. Ondan sonra ortaya çıkan sigorta ve sağlık giderleri, sakatlıklar, yaralanmalar, vefatlardan ortaya çıkan büyük bir zarar oluşuyor. Bu zararı da göz ardı etmemek gerekiyor." diye konuştu.

Vural, tüm kamu kurumlarının, medyanın, vatandaşların ve sivil toplum örgütlerinin, deprem öncesinde riske yönelik bir stratejik iletişim planına ihtiyaçları olduğuna dikkati çekti.

Deprem anında herkesin ilk aklına geleninin telefon etmek olduğunu, vatandaşların birbiriyle iletişim kurmaya çalıştığını dile getiren Vural, "Oysa bunun yapılmaması gerekiyor çünkü kilitlenme yaşanıyor. Hiçbir sistem ve GSM kuruluşu bunu kaldıramaz. Bunun yerine iletişimi internet üzerinden gerçekleştiren bir sistemle sağlamak en azından depreme müdahale etmekle görevli kamu kurumlarının hayatını kolaylaştıracaktır. Deprem anında bir an önce yollara dökülmek yerine yolları boşaltıp bir kenarda beklemek, yolların depreme müdahale edecek araçlara ve görevlilere açılması çok önemli." değerlendirmesini yaptı.

İstanbul'da olası depreme karşı risk iletişimi planı hazırlanıyor

Prof. Dr. Vural, İstanbul örneklemindeki proje modelinin Türkiye genelinde kullanılabilir olması için çalıştıklarını bildirdi.

Vural, söz konusu iletişim sürecinde kültürel ve sosyal yapı, ekonomik güç ile kullanılabilecek kaynağı göz önüne almak gerektiğini kaydederek, "Kamu kurumlarının, medyanın, STK'ların ve vatandaşların önce bir farkındalık ve bilinç kazanması gerekiyor. Daha sonra nasıl iletişim kuracağına ilişkin planın bilinmesi ve uygulanması gerekiyor. Amacımız bu yönde." dedi.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TÜRKİYE Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
GAZETEMİZ

HABER ARŞİVİ
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI YUKARI